Atıksız Yaşam: Nasıl serisinin ilk yazısında genel hatlarıyla izlememiz gereken süreçten bahsetmiştim, ikinci yazısında sadeleşmeyi ele almış, üçüncü yazıda ise yeniden kullanma üzerinde durmuştum. Bu yazıda ise bunları yaptıktan sonra hala elimizde kalmış olan artıklar için ne yapacağımızı konuşacağız.
Bu adımımız dönüştürmek, ancak yalnızca ambalaj atıklarından söz etmiyorum, gıdaları da toprağa dönüştürmekten söz ediyorum.
İlk olarak ambalaj atıkları ile başlayalım. Ambalaj atığı dediğimizde aklımız gelmesi gerekenler kağıt, metal, cam ve plastiklerdir.
- Kağıtlar: kağıt grubuna kartonlarda girer. Bitkisel selüloz kullanılarak üretildiklerinden tekrar o selülozların kullanılması daha fazla ağacın kesilmesinin önüne geçecektir. Ama burada dikkat edilmesi gereken noktalar var. Kağıt ve kartonların ıslak olması kağıdı sertleştirip dönüşümünü zorlaştırır. Yağlı olması ise imkansız hale getirir. Yani pizza/pide gibi yağlı yiyeceklerin yağı eğer kartona ve kağıda geçtiyse o kısımları dönüşüme atmamalısınız. Ayrıca tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve peçete gibi tek kullanımlık temizlik ürünlerinin lif boyutları çok kısa olduğu için dönüşüme elverişli değildir. Bu yüzden dönüştürülmezler. Bu da aslında kağıt peçete ve havlu kullanmamak için iyi bir nedendir.
- Metaller: kavanoz kapaklarından konservelere, alüminyum folyodan aklınıza gelebilecek diğer tüm metaller bu gruba girer. dikkat edilmesi gereken nokta %1’den fazla kirli olmaması gerektiğidir. Yani bir sudan geçirmek iyi olabilir. Alüminyum folyoları top haline getirmek dönüşümleri için şanslarını artırır. bir de konserveleri dönüşüme atarken keskin kısımlarına dikkat etmekte fayda var, sokak hayvanlarına zarar vermemesi için içine girilmeyecek şekilde kapatmak iyi olabilir.
- Camlar: kırık camlar, şişeler, konserve kavanozları, ayna vb her türlü cam malzeme bu kapsamda değerlendirilebilir. Cam kumbaraları diğer atık gruplarından ayrı oluyor genelde. Bu atık grubunda da yine %1 kirliliği gözetmek gerekiyor. Eğer kırılmış cam atıyorsanız kimseye zarar vermemesi adına sağlam ama kullanılmayacak bir cam kavanoza ya da karton kutuya koyarak atabilirsiniz.
- Plastikler: Gelelim o çetrefilli konuya. Plastikler hiç öyle sandığımız gibi masum ve geri dönüşünce çevreye zararsız değiller. Ambalaj olarak evimize gelen plastiklerin çoğu tek kullanımlık. Eğer ileri dönüşümle yeni bir şans elde etmezlerse genelde iyi niyetle geri dönüşüme gönderiliyor. Ama en çok dönüşüm oranına sahip 1 numaralı plastik olan PET bile yalnızca %20 oranında dönüşüyor ve PET şişeler eritilip tekrar şişe yapılamıyor. Ya sentetik selüloz olarak polyester gibi tekstil ürünlerinde kullanılıyor yada boya endüstrisine pigment olarak ekleniyor. İşte tam da bu yüzden tek kullanımlık plastiklerin hepsinden bir an önce vazgeçmemiz gerekiyor.
Bu atık gruplarının dönüşümü nispeten yaygın olarak biliniyor. Ama tam bilemediğimiz bir atık grubu var: Kompozit atıklar. Tetrapak “karton” süt ve içecek kutuları, “karton” bardak ve tabaklar bu kapsamda. Kompozit denilmesinin sebebi en az 2 farklı materyali bir arada bulundurması. Mesela “karton” bardak ve tabakların içinde sızdırmazlığın sağlanması için ince bir film tabakası halinde plastik vardır. “Karton” içecek kutuları ise plastik, karton ve metal barındıran en az 6 katmandan oluşur. Teorik olarak bu katmanların birbirinden ayrıştırılıp dönüştürülmesi mümkündür ancak ne yazık ki pratikte bunu yapan çok az tesis vardır. Mesela Türkiye’de yalnızca Gaziantep’te (yanlış hatırlıyor olabilirim yerini) bir adet bu atıklara yönelik dönüşüm tesis vardır. Çoğumuzun kompozit atığı da ne yazık ki oraya ulaşamaz.
Ambalaj atığı olmayan ama dönüştürülmesi gereken başka atık grupları da vardır. Bunları batarya, ilaç, tekstil, yağ ve elektrikli ve elektronik eşya atıkları olarak gruplayabiliriz.
- Bitkisel yağlar lavaboya döküldüğünde en iyi ihtimalle arıtma tesisine gider ancak pek de başarılı arıtılamaz. Çoğunlukla doğal su kaynaklarına karışır. Yağ her zaman üste çıkar kuralını hatırladınız mı? işte bu su kaynakları için de geçerlidir. suyun yüzeyini kaplayarak suya oksijen geçmesine engel olan yağlar ne yazık ki sucul yaşamın yok olmasına sebep olabilir. Onun yerine evinize bir şekilde gelmiş bir pet şişede biriktirip atık yağ toplama noktalarına atabilirsiniz.
- atık piller ve bataryalar ciddi toksik etkiye sahip ağır metaller içerirler. Bu ağır metaller sinir sistemine zarar verip üreme sistemini bozabilir. Üstelik 1 küçük kalem pil 4-6 metreküp toprağın zehirlenmesine sebep olabilir. Bu nedenle, atık bil ve bataryaları çöpe ve/veya doğaya atmak yerine atık pil kutularına atabilirsiniz. Bu kutular küçük zincir marketlerden teknoloji mağazalarına pek çok yere konulduğu için oldukça kolaylıkla bulabilirsiniz.
- Atık ilaçları tarihi geçmiş bozulmuş ilaçlar olarak görebiliriz. ilaç atıklarını çöpe attığınızda atık depolama sahalarındaki sular ile çözünürler ve yer altı suları ile toprağa ve akarsulara karışabilirler. Bu da doğada aynı vücudumuzda olduğu gibi antibiyotik direnci gibi ilaç dirençlerinin gelişmesine sebep olabilir. Ya da toksik etkilerler toprağı, bitkileri, hayvanları ve tabii ki insanları zehirleyebilir. bu nedenle atık pilleri atık pil toplama noktalarına atmak hem gezegen hem de kendi sağlığımız için en güvenli yöntemdir.
- Atık tekstil ürünleri çevresel kirliliğe sebep olmanın yanında kaynak olarak gereksiz kaynak tüketimine de sebep olmaktadır. Tekstil dönüşümü bu yüzden çok önemlidir. Giysi kumbaraları bu nedenle her yerde bulunur. Giyilmiş ama kullanılabilir giysilerinizi atarsanız ihtiyaç sahiplerine iletilir, kullanılamayacak durumdaki tekstil ürünleri de geri dönüştürülerek yeni kaynak tüketimlerinin önüne geçer.
- Son olarak elektrikli ve elektronik eşya atıklarını (EEEA) konuşabiliriz. EEEA yalnızca ağır metaller içermezler.aynı zamanda altın, gümüş, bakır gibi değerli metaller de içerirler. Bu atıklar (eski cep telefonları, eski bilgisayarlar, harddiskler, bozulan mutfak eşyaları, pc vb eşyalar) çekmecenizde de dursa, çöpe de atılsa yeni madenlerin açılmasına Küre ve Kaz Dağları gibi maden yüzünden katledilen alanların artmasına neden olur. Bu tür atıkları dönüştürmek gezegenimizin cennet köşelerinin de korunmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla o çekmecedeki ilk telefonunuzu uygun şekilde elden çıkarmanın zamanı geldi. Teknoloji mağazalarında bulabileceğiniz EEEA kutularının yanında TEGV EEEA toplama kampanyasına da destek verebilirsiniz.
Bunlar organik atıkların dışındaki atıklarımızdı, geriye organik atıklarımızın kompostlanması kalıyor. Ama o bir sonraki yazanın konusu olacak. Bugün ayrıştırmanın ve dönüştürmenin ilk ayağını konuştuk. Aklınıza takılan bir konu olursa, ya da eklemek istedikleriniz, yorumlara yazmayı unutmayın!

2 Comments