1.5 Yıl Sonra Geri Döndüm: Neredeydim, Neler Oldu?

Merhaba!

Biliyorum, uzun süredir buralarda değilim. atiksizminimalist.com’u ve sosyal medya hesaplarımı 1.5 yılı aşkın bir süredir aktif olarak kullanmadım. Hem kendime dönmem hem de hayatın getirdikleriyle başa çıkabilmem için bu bir zorunluluktu. Şimdi buradayım ve neden bu kadar uzak kaldığımı sizinle paylaşmak istiyorum.

Tezle Gelen Derin Bir Yoğunluk

Bu sürecin en belirleyici kısmı kuşkusuz doktora tezimdi. Akademik bir yolculuğun son düzlüğüne girdiğinizde, hayattaki pek çok başka şey geri planda kalıyor. Benim tez konum, şehir planlama, ekoloji, endüstri ve bilgisayar mühendisliği ve coğrafi bilgi sistemlerinin kesişiminde yer alan; kentsel gıda tedarikinin yeşil lojistikle daha sürdürülebilir hâle getirilmesi üzerineydi. Hem teorik hem de teknik olarak oldukça yoğun bir araştırma süreciydi. Bir şehir plancıyım, ve coğrafi bilgi sistemleri uzmanıyım evet ama diğer kalemler baştan öğrenmem, anlamam gereken kalemlerdi. Çok şey öğrendim. Donanımlandım diyebiliriz. Ancak, imposter sendromları, geri düşüşler gibi çok fazla sorgu zamanları oldu. Öğrenmek ve bunu gösterebilmek kolay değil. Dolayısıyla, bu dönemde içerik üretmeye ne zamanım ne de zihinsel kapasitem kaldı. Kapasitemin belki de %90’ını doktora çalışmalarıma ayırmam gerekti.

İş Hayatında Yeni Bir Sayfa

Akademik yoğunluğa paralel olarak, kurumsal iş hayatımda da bir dönüm noktası yaşadım. Çalıştığım firmada yöneticimin ar-ge müdürlüğünden ve şirketten ayrılmasıyla pozisyonum değişti ve sorumluluklarım ciddi ölçüde arttı. Hem yöneticiliği öğrenmem, hem tüm işleri yapabilecek şekilde iş konuma hakim olmam gerekti. Yeni görevime alışmak ve sürece adapte olmak zaman aldı. Bu uyum süreci de enerjimin büyük bir kısmını tüketti. Doktoradan kalan enerjimin büyük kısmı da buraya gitti yani. Şu an, neyse ki, yöneticilerimin güvenini kazanmış, işleri yürütebilecek kapasiteye ulaşmış hissediyorum. İnsanın iş yaşamında kendi oyun alanını kurması kolay olmuyor. Sınırlarını ve etkilerini öğrenmesi de, hele de daha önceden deneyiminiz kısıtlı ise. Çok olgunlaştırıcı ve öğretici bir süreçti, aslında hala da devam eden bir süreç.

Sosyal Medya Yorgunluğu

İçerik üretmek ilk zamanlarda bana çok iyi gelen, üretici ve ilham verici bir pratikti. Ancak 5 yılı aşkın bir süre boyunca düzenli içerik üretmek, bir noktada hem içerik anlamında tıkanmama hem de duygusal olarak yorulmama sebep oldu. Sayfama yeni gelenler için temel düzeyde üretmem gereken bilgiler, benim uzmanlığımla daha da derinleşen taraflar, ülkede ve dünyadaki ekolojik krizlerin takibi, bu konuda talepler derken zihnen yetişemez oldum. Öte yandan, takipçilerimle olan etkileşimim çok kişiselleşmeye başladı. İçerik üretmenin zorluğunun yanında görmediğimiz ve tanımadığımız insanların eleştirilerini de profesyonel şekilde göğüslemek gerekiyormuş ancak ben pek başarılı olamadım. Özellikle bazı olumsuz ya da yıkıcı yorumların zihnimde yankı bulması, kendimi sorgulamama neden oldu. Klavye başındaki bazı kullanıcıların kolayca harcadığı sözler, bazen bir üreticinin hevesini tamamen söndürebiliyor. Bu da benim için ciddi bir mola ihtiyacına dönüştü. Hele de aşağıda yer alan bazı konulardan sonra, tamamen kabuğuma çekilme ihtiyacı duydum.

Bedensel Bir Duraksama: Sakatlık ve Sonrası

Tüm bu zihinsel yükün üzerine, Ağustos ayında yaşadığım bir sakatlık adeta son noktayı koydu. Aslında bir süredir dizlerimden yana şikayetlerim vardı. Kontrollere gittiğimde özellikle sol dizimin durumunun gerçekten kötü olduğunu öğrendim. Menisküs yırtığı, çağraz bağ kısmi kopması ve diz kapağı eklemimin ciddi şekilde hasar almasıyla farklı doktorlardan yavaşlama uyarısıyla eve döndüm. Spor yapmayı tamamen bırakmak zorunda kaldım. Beni İnstagram’dan takip edenleriniz bilir, ciddi şekilde ağırlık çalışan bir insandım. Ancak düz zeminde yürümek ve havuzda yüzmek dışında hiçbir seçeneğimin kalmadığı noktaya geldik. Oysa ki düzenli hareket, benim için sadece beden sağlığı değil, ruh sağlığıyla da çok bağlantılıydı. Hareketsizlikle birlikte ruh hâlim de çöküşe geçti. Seratonin salgılamamak insanı gerçekten kötü bir hale getirebiliyormuş.

Karanlık Bir Dönem: Major Depresyon

Fiziksel duraklama, zihinsel yorgunluk ve duygusal baskılar bir araya gelince, kendimi bir anda major depresyonun içinde buldum. Üstelik dışarıdan aldığım uyarıları dinlemeden bir süre hiçbir desteğe de başvurmadım. Ocak ayı gibi hayatımda yaşanan başka sorunlarla birlikte hem ilaç hem de terapi desteği almaya başladım. Bu süreç hiç kolay değil, geçmedi, geçmesi için çabalıyorum. Daha iyiyim diyemem. Hayatımdaki iyi şeylere tutunmaya çalışıyorum ancak tetikleyicilerimden uzaklaşamadığım için ne yazık ki süreci çok da iyi yönetemiyorum. Doktora tezimi bitirmiş olmam beni biraz rahatlatmış olsa da, hayatımın diğer yönlerinde yaşadığım sorunlar depresyon sürecimi zorlaştırıyor. Bu noktada enerjimi işime ve yapabilirsem Atıksız Minimalist’e yönlendirmeye karar verdim. Bunların dışında doktorumun önerdiği günde en az yarım saat yürüyüş, önceden zevk aldığım şeylere devam etme (puzzle, boyama vb) ve bol sosyalleşme ödevlerimi de yerine getirmeye çalışıyorum.

Ekolojiye Ara Değil, Derinleşme

Tüm bu süreç boyunca gündemi tam anlamıyla bıraktım diyemem. Biraz uzaklaşma ihtiyacım elbette oldu ancak, bazı konularda daha derinleşme fırsatım oldu. Tezim sayesinde kentlerde gıda tedarikinin çevresel etkilerini, planlamayla olan ilişkisini ve coğrafi analizlerin sunduğu potansiyeli çok daha iyi kavradım. Ekoloji sadece ilgi alanım değil, yaşamımın dokusuna işlemiş bir bakış açısı haline geldi. Taşımacılık ve çevresel sorunlar, özellikle de sera gazı salımları ilişkisi, kentte tüketilen gıdaların çevresel etkileri gibi alanlarda uzmanlaştıkça sistem yaklaşımının önemini kavradım. Oradan edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Ayrıca diğer akademik yayın çalışmalarımın da çoğu ekoloji odaklıydı. Uzmanlık alanımla ilgi alanımı birleştirmek bilimsel olarak da entellektüel olarak da bana çok şey kattı.

Sadeleşmenin Yeni Yüzleri

Bu 1.5 yıl bana sadeleşmenin sadece eşyalardan ibaret olmadığını da gösterdi. Bunu hep söylüyordum sayfamda, sadeleşme sadece eşyadan ya da çöpten ibaret değil diye. Ancak yaşamadan diğer kısımlara uyarlamak kolay olmuyormuş. Hayatımı, ilişkilerimi, düşüncelerimi ve beklentilerimi gözden geçirdim. Bazen insanlar benim hayatımdan çıktı, bazen de ben onları çıkardım. Bazı düşünceleri terapinin de desteğiyle yönetmeyi öğrendim. Yani gazla olan her şeyle arama mesafe koymayı öğrendim, öğreniyorum. Daha az şeye, daha çok değer vermeyi öğreniyorum.

Yeni Yaklaşımlar, Yeni Enerji

Biraz kafam rahatlayıp toparlanınca içerik üretme konusunda da yeni bir bakış geliştirdim. Önceden neyi ne zaman, nasıl paylaşmalıyım diye çok fazla düşünüp sıkışıyordum. Artık daha özgür, daha yaratıcı ve daha içten üretmeye hazırım. Kendi tempomda, kendi filtrelerimle. Bu da bana motivasyonumu geri kazandırdı. Eleştirileri nasıl göğüsleyeceğimi, iyi ve kötü niyeti nasıl anlayıp yöneteceğime dair kendime stratejiler geliştirdim. Burada olma amacımı sık sık kendime hatırlatarak ilerleyeceğim. Gücümün yettiğince paylaşıp, yetmediği noktada dinlenmem gerektiğini artık biliyorum.

Yeniden Merhaba

Kısacası, buradayım. Geri döndüm. Sosyal medya benim için sadece içerik üretmek değil, aynı zamanda kendimle ve benzer yolculuklardan geçenlerle bağ kurmak demekti. Şimdi yeniden bağ kurmak için buradayım.

Siz de hâlâ buradaysanız, birlikte yürümeye devam edelim.

Yorum bırakın