Yıl Bitmeden Önce Tüketmek, Tamir Etmek ve Tamamlamak İstediklerim

Yılın sonuna yaklaşırken yeni yıl için planlar yapmaya başlamadan önce evde ve zihnimde yarım kalanlara bakmak istiyorum.

Çünkü her ocak ayında hayatıma yeni hedefler, yeni alışkanlıklar ve bazen de bu hedefleri temsil eden yeni eşyalar ekliyorum. Daha düzenli olmak için bir ajanda, daha çok okumak için yeni kitaplar, spora başlamak için yeni kıyafetler, yeni bir hobi için çeşitli malzemeler…

Fakat bunları eklerken hâlihazırda elimde bulunanları, başlanıp yarım kalan işleri ve küçük bir müdahaleyle yeniden kullanılabilecek eşyaları kolayca unutabiliyorum.

Bu yıl yeni bir liste hazırlamadan önce farklı bir şey denemek istiyorum: Evimde ve günlük hayatımda açık kalan küçük döngüleri görmek.

Tüketilmeyi bekleyen ürünler, tamir edildiğinde kullanılmaya devam edebilecek eşyalar, birkaç adımla tamamlanabilecek işler ve aslında artık devam etmek istemediğim hâlde zihnimde yer tutan projeler…

Amacım yıl bitmeden her şeyi tamamlamak değil. Zaten böyle bir hedef kısa sürede yeni bir baskıya dönüşebilir. Yalnızca neyin gerçekten tamamlanmaya değer olduğunu, neyin kullanılabileceğini ve neyi bilinçli biçimde geride bırakabileceğimi görmek istiyorum.

Önce tüketilmeyi bekleyenlere bakıyorum

Evde bir ürün azalırken yenisini almak bazen o ürünü gerçekten bitirmekten daha heyecan verici geliyor. Yeni ambalaj, farklı bir koku veya denemek istediğim başka bir seçenek, elimdeki ürün tamamen bitmeden alışveriş yapmama neden olabiliyor.

Böylece banyoda yarım kalmış şampuanlar, kremler ve bakım ürünleri; mutfakta az miktarda kalmış erzaklar; temizlik dolabında ise aynı işlevi gören birden fazla ürün birikmeye başlıyor.

Yıl sonuna kadar yeni bir ürün almadan önce bu alanlara bakmak istiyorum.

Banyoda az kalan ürünleri görünür bir yere getirip öncelikle onları kullanabilirim. Bana uygun olmayan, cildimi rahatsız eden veya son kullanma tarihi geçen bir ürünü ise sırf para verdiğim için kullanmaya devam etmek zorunda değilim. Atıksız yaşam, sağlığı riske atmak veya işe yaramayan bir ürünü zorla tüketmek anlamına gelmiyor.

Kullanılabilir durumdaki ama bana uygun olmayan ürünleri hijyen koşulları elveriyorsa paylaşmayı; artık güvenli olmayanları ise uygun şekilde ayırmayı tercih edebilirim.

Buradaki amacım her kabı son damlasına kadar kullanarak kusursuz olmak değil. Aynı işlevi gören yeni ürünleri, evdekileri görmeden tekrar satın alma alışkanlığımı azaltmak.

Mutfak dolabındaki “bir gün kullanırım” ürünleri

Mutfakta da benzer bir durum var. Bir tarif için aldığım fakat yalnızca birkaç kaşık kullandığım malzemeler, dondurucuda ne zamandır beklediğini unuttuğum kaplar ve erzak dolabının arkasına doğru ilerledikçe görünmez hâle gelen paketler…

Bunların bir bölümü hâlâ kullanılabilirken yeni alışverişlerle dolabın daha da gerisine itiliyor.

Bu nedenle yıl sonu alışverişlerine başlamadan önce mutfakta küçük bir kontrol yapmak istiyorum:

  • Önce tüketilmesi gereken ürünler neler?
  • Açılmış paketlerden hangileri uzun süredir bekliyor?
  • Dondurucuda hangi yemekler ve malzemeler var?
  • Aynı üründen kaç tane bulunuyor?
  • Alışveriş listesine yazdığım şey gerçekten bitmiş mi?

Bu kontrolü büyük bir mutfak düzenleme projesine dönüştürmeden de yapabilirim. Her hafta yalnızca bir rafı gözden geçirmek ve oradan çıkan birkaç ürünü yemek planına eklemek yeterli olabilir.

Bir süredir bekleyen bakliyatı çorbada, az kalan tahılı pilavda, dondurucudaki sebzeleri bir akşam yemeğinde değerlendirebilirim. Böylece yalnızca gıda atığını azaltmış olmam; yeni alışveriş için de daha gerçekçi bir liste hazırlayabilirim.

Ancak burada da her ürünü mutlaka kullanmak zorunda değilim. Saklama koşullarından emin olmadığım, bozulduğunu düşündüğüm veya güvenli görünmeyen bir gıdayı değerlendirmeye çalışmak doğru olmaz. Önceliğim her şeyi tüketmek değil, kullanılabilir durumdaki yiyecekleri zamanında fark etmek.

Tamir edildiğinde yeniden kullanabileceklerim

Bazı eşyaları artık kullanmamamın nedeni onlardan vazgeçmiş olmam değil. Bir düğmesi kopmuş, küçük bir yeri sökülmüş, fermuarı zorlanıyor veya basit bir bakım gerektiriyor olabilir.

Bu eşyalar çoğu zaman “bir ara ilgilenirim” diyerek ayırdığım bir köşede bekliyor. Fakat gözümün önünde olmadıklarında onları unutuyor, aynı ihtiyacı karşılamak için yeni bir şey aramaya başlıyorum.

Yıl bitmeden önce küçük bir tamir listesi oluşturmak istiyorum. Ancak bu listenin de gerçekçi olması gerekiyor.

Kendim yapabileceğim kısa tamirleri ayırabilirim:

  • Kopan bir düğmeyi dikmek,
  • Açılan küçük bir dikişi kapatmak,
  • Gevşeyen bir vidayı sıkmak,
  • Bakıma ihtiyaç duyan ayakkabıları temizlemek,
  • Kullanılabilir durumdaki bir çantanın küçük kusurlarını gidermek.

Uzmanlık gerektiren işleri ise evde aylarca bekletmek yerine terziye, ayakkabı tamircisine veya ilgili ustaya götürmek daha gerçekçi olabilir.

Tamir maliyeti, eşyanın kullanım durumu ve yeniden kullanılma ihtimali de kararın bir parçası. Bir eşya tamir edilebilir diye onu mutlaka hayatımda tutmam gerekmiyor. Tamir edildikten sonra yine kullanılmayacaksa, sırf “kurtarmış olmak” için ona daha fazla zaman ve malzeme harcamak da anlamlı olmayabilir.

Kendime şu soruyu sormak istiyorum: Bu eşya düzeldiğinde onu gerçekten kullanacak mıyım?

Cevap evetse tamir etmek iyi bir seçenek. Cevap hayırsa, eşyanın durumuna göre başka birine vermek, farklı bir amaçla değerlendirmek veya uygun atık sistemine yönlendirmek daha doğru olabilir.

Okunmayı ve izlenmeyi bekleyenler

Yarım kalanlar yalnızca fiziksel ürünlerden oluşmuyor. Kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplar, dijital platformlarda kaydettiğim filmler, başladığım fakat devam etmediğim eğitimler ve daha sonra okuyacağımı düşündüğüm içerikler de giderek büyüyen bir liste oluşturuyor.

Bunları biriktirirken kendime sürekli gelecekteki bir zamanı vaat ediyorum: Daha sakin olduğumda okuyacağım, boş bir hafta sonunda izleyeceğim, işler azaldığında eğitimi tamamlayacağım…

Fakat bazen sorun zaman bulamamak değil; artık o kitapla, filmle veya eğitimle ilgilenmiyor olmam.

Bu nedenle yıl bitmeden önce her yarım kalmış içeriği bitirmeye çalışmak yerine onunla ilgili yeniden karar vermek istiyorum.

Bir kitabı yarım bırakmak başarısızlık değil. Başladığım bir eğitimin artık ihtiyaçlarıma uygun olmadığını fark edebilirim. Aylar önce merak ettiğim bir filmi bugün izlemek istemeyebilirim.

Tamamlamak kadar vazgeçmeye karar vermek de açık bir döngüyü kapatabilir.

Gerçekten ilgimi çeken birkaç şeye devam edip geri kalanları listelerimden çıkarmak, önüme yeni içerikler eklemekten daha rahatlatıcı olabilir. Böylece “bir gün yapmalıyım” dediğim uzun bir arşiv yerine hâlâ anlamlı bulduğum daha küçük bir seçki kalır.

Sürekli ertelediğim küçük ev işleri

Bazı işler çok büyük olmadıkları hâlde uzun süre ertelenebiliyor. Yerine takılacak bir raf, düzenlenecek tek bir çekmece, dosyalanacak belgeler veya doğru yere kaldırılmayı bekleyen bir kutu…

Bu işler çoğu zaman birkaç saat değil, belki on beş veya yirmi dakika gerektiriyor. Ancak sürekli gözümün önünde oldukları için kapladıkları zihinsel alan, tamamlanmaları için gereken zamandan daha büyük olabiliyor.

Yıl bitmeden önce bütün evi baştan düzenlemek yerine, günlük hayatımı gerçekten zorlaştıran birkaç küçük noktayı seçebilirim.

Örneğin sürekli aradığım belgeleri tek yerde toplamak, çalışırken ihtiyaç duyduğum malzemelere sabit bir alan belirlemek veya uzun zamandır kullanılmayan bir köşeyi boşaltmak…

Burada da yeni organizerlar ve saklama kutuları almadan önce elimdeki alanı değerlendirmek istiyorum. Çünkü düzen kurmaya çalışırken eve yeni düzenleme ürünleri eklemek, bazen çözmek istediğim kalabalığı daha da büyütebiliyor.

Belki ihtiyacım olan yeni bir kutu değil; kutunun içinde yıllardır bekleyenlerle ilgili karar vermektir.

Başladığım küçük projeler

Yeni bir fikir bulmak, o fikrin ortasındaki zor ve tekrarlı işleri tamamlamaktan daha heyecan verici olabiliyor. Bu nedenle defterlerimde, bilgisayarımda ve zihnimde çok sayıda yarım proje birikebiliyor.

Yazmak istediğim içerikler, tamamlamak istediğim eğitimler, düzenlemek istediğim dosyalar, üzerinde çalışmayı düşündüğüm kişisel projeler…

Her biri tek başına değerli görünse de aynı anda hepsine yer açmaya çalıştığımda hiçbirine yeterince odaklanamayabiliyorum.

Bu yılın sonunda kendime “Hangisini tamamlayabilirim?” sorusundan önce “Hangisini hâlâ tamamlamak istiyorum?” sorusunu sormak istiyorum.

Bazı projeler için küçük bir sonraki adım belirleyebilirim. Bazıları başka bir zamana ertelenebilir. Bazılarını ise artık bana hizmet etmedikleri için tamamen kapatabilirim.

Bir fikre daha önce zaman ayırmış olmam, ona sonsuza kadar devam etmek zorunda olduğum anlamına gelmiyor. Bazen bir projeyi tamamlamanın yolu sonuna kadar götürmek değil, bilinçli biçimde bırakmaya karar vermek.

Bu ayrımı yapmak, gerçekten önem verdiğim işler için daha fazla alan açabilir.

Kendime üç küçük liste hazırlıyorum

Bütün bunları büyük bir yıl sonu projesine dönüştürmemek için üç kısa liste hazırlamak istiyorum:

Tüketmek istediklerim

Kullanılabilir durumda olan ve yeni bir alternatif almadan önce bitirebileceğim birkaç ürün. Bu listeye mutfaktan, banyodan veya temizlik dolabından en fazla üç şey eklemek yeterli.

Tamir etmek istediklerim

Düzeldiğinde gerçekten kullanacağım birkaç eşya. Kendi yapabileceğim işleri ve profesyonel destek gerektirenleri ayrı düşünebilirim.

Tamamlamak veya kapatmak istediklerim

Yarım kalan küçük bir iş, devam etmek istediğim bir içerik ve artık bırakmaya karar vereceğim bir proje…

Listeleri ne kadar uzatırsam uygulama ihtimalimin o kadar azalacağını biliyorum. Bu nedenle her başlığın altına yalnızca birkaç madde yazmak istiyorum.

Bir şeyi listeden çıkarmanın tek yolu onu bitirmek de olmayacak. Kullanmak istemediğim bir ürünü uygun şekilde değerlendirmek, devam etmeyeceğim bir projeyi kapatmak veya ilgimi kaybettiğim bir kitabı kitaplığımdan çıkarmak da bir karar.

Yeni yıla boş bir evle değil, daha net kararlarla girmek

Yıl sonu sadeleşmesi bazen onlarca eşyanın evden çıkarıldığı, bütün dolapların düzenlendiği büyük bir dönüşüm gibi sunuluyor.

Benim böyle bir dönüşüme ihtiyacım yok.

Yeni yıla kusursuz düzenlenmiş bir evle, tamamen boşaltılmış bir yapılacaklar listesiyle veya bütün yarım işlerimi tamamlamış olarak girmeyeceğim. Zaten günlük hayat devam ederken her şeyin aynı anda bitmesi mümkün değil.

İstediğim şey daha küçük: Evde ne olduğunu biraz daha iyi bilmek, gerçekten kullanacağım eşyaları yeniden hayatıma almak ve artık devam etmek istemediğim şeylerle ilgili karar vermek.

Bir kavanozu tüketmek, kopmuş bir düğmeyi dikmek veya aylardır bekleyen küçük bir işi tamamlamak dünyayı tek başına değiştirmeyecek. Ancak bu küçük seçimler, elimdekileri görmeden yenisini alma alışkanlığımı azaltabilir.

Belki de yeni yıla hazırlanmanın ilk adımı, hayatıma neler ekleyeceğime karar vermek değil; zaten orada bulunanlarla ne yapacağımı belirlemektir.

Sizin yıl bitmeden önce tüketmek, tamir etmek, tamamlamak ya da bilinçli biçimde geride bırakmak istediğiniz ne var?

Bir yanıt yazın