Sürdürülebilir yaşam bir alışveriş listesi değil, zaman içinde oluşan bir yaşam biçimi.
Sürdürülebilir yaşamla ilgilenmeye başladığınızda kendinizi bir anda uzun yapılacaklar listelerinin içinde bulmanız çok kolay. Sosyal medyada karşınıza çıkan içerikler çoğu zaman aynı mesajı veriyor: Plastik fırçanı değiştir, cam saklama kabı al, kompost yapmaya başla, doğal temizlik ürünleri kullan, kapsül gardırop oluştur… Bunların her biri tek başına güzel öneriler olsa da hepsini aynı anda hayatımıza sokmaya çalıştığımızda işler pek de düşündüğümüz gibi gitmiyor. Birkaç hafta sonra yoruluyor, eski alışkanlıklarımıza dönüyor ve bu kez kendimizi yeterince sürdürülebilir olamadığımız için suçlu hissediyoruz.
Oysa sürdürülebilir yaşamın amacı mükemmel olmak değil, daha bilinçli seçimleri zamanla hayatımızın doğal bir parçası hâline getirebilmek. Bunun için de kendimize biraz zaman tanımamız gerekiyor.
Davranış biliminde yeni bir alışkanlığın oluşmasının yalnızca motivasyonla açıklanamayacağı uzun zamandır biliniyor. Gün içinde verdiğimiz her karar zihinsel enerjimizden biraz daha eksiltiyor. Ne yiyeceğimizden ne giyeceğimize, hangi yolu kullanacağımızdan alışverişte hangi ürünü seçeceğimize kadar yüzlerce küçük karar veriyoruz. Bir de bunların üzerine aynı anda onlarca yeni sürdürülebilir alışkanlık eklemeye çalıştığımızda beynimiz doğal olarak buna direnç gösteriyor. Çoğu zaman sorun irademizin zayıf olması değil, kendimizden gerçekçi olmayan beklentiler içinde olmamız.
Bu yüzden sürdürülebilir yaşama başlamak isteyen birine vereceğim ilk tavsiye, hiçbir şeyi aceleye getirmemesi olurdu. Çünkü bu yolculuk, bir hafta sonunda tamamlanacak bir dönüşüm değil. Aslında yıllar içinde şekillenen bir yaşam biçimi.
Benim en çok benimsediğim yaklaşım ise oldukça basit: Bitmeden yenisini alma.
Bazen sürdürülebilir olmak için evdeki her şeyi değiştirmeniz gerekiyormuş gibi hissedebilirsiniz. Oysa hâlâ sağlam olan plastik saklama kaplarını sırf cam olanları daha çevreci diye çöpe atmanın sürdürülebilirlikle pek ilgisi yok. Aynı şekilde yarısı dolu bir şampuanı kullanmayı bırakıp katı şampuana geçmek ya da kullanılabilir durumdaki havluları yenileriyle değiştirmek de çevresel açıdan düşündüğümüz kadar doğru bir tercih olmayabilir. Gerçek sürdürülebilirlik çoğu zaman yeni bir ürün satın almakla değil, sahip olduğumuz ürünün ömrünü uzatmakla başlıyor.
Bu bakış açısı alışveriş alışkanlıklarını da zamanla değiştiriyor. Artık “Buna sahip olmak istiyor muyum?” sorusundan önce “Gerçekten buna ihtiyacım var mı?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Evdeki bir ürün bittiğinde yerine daha uzun ömürlü, tamir edilebilir ya da daha çevre dostu bir alternatif seçmek ise çok daha doğal bir dönüşüm sağlıyor.
Sürdürülebilir yaşamın en güzel yanı, büyük değişimlerin küçük alışkanlıkların üzerine kurulması. Mesela alışverişe çıkmadan önce mutfak dolabına kısa bir göz atmak, buzdolabındaki sebzeleri bozulmadan değerlendirmeye çalışmak ya da yanınıza tekrar kullanılabilir bir su matarası almak ilk bakışta önemsiz gibi görünebilir. Fakat bu davranışlar tekrar ettikçe düşünmeden yaptığınız rutinlere dönüşüyor. Asıl değişim de tam burada başlıyor. Çünkü sürdürülebilir yaşam, ara sıra yapılan büyük fedakârlıklardan çok her gün fark etmeden yaptığımız küçük seçimlerle şekilleniyor.
Bu yüzden ilk ayın sonunda kusursuz olmayı beklemeyin. Muhtemelen bez çantanızı birkaç kez evde unutacaksınız, bazen plansız alışveriş yapacak, bazen de buzdolabındaki bir yiyeceği tüketemeden çöpe atmak zorunda kalacaksınız. Bunlar sürecin doğal bir parçası. Önemli olan hiç hata yapmamak değil, her seferinde yeniden denemeye devam etmek.
Bir süre sonra fark edeceksiniz ki sürdürülebilir yaşam aslında daha az tüketmekten çok daha fazlasını ifade ediyor. Daha dikkatli bakmayı, sahip olduklarımızın değerini bilmeyi ve ihtiyaçlarımızı yeniden sorgulamayı öğretiyor. Evimizde oluşan değişim ise çoğu zaman yeni ürünler satın alarak değil, bakış açımızın yavaş yavaş dönüşmesiyle gerçekleşiyor.
Belki de bu yüzden sürdürülebilir yaşamı bir hedef olarak değil, devam eden bir alışkanlık olarak görmek daha doğru. Çünkü doğaya iyi gelen şey, bir gün içinde yaptığımız büyük değişiklikler değil; yıllar boyunca tekrar ettiğimiz küçük ve istikrarlı seçimler.
