Atıksız Yaşam: Nasıl? (1)

“Neden atıksız yaşamalıyız?” konusunu buradaki yazıda konuşmuştuk. Bu yazıda da “Nasıl atıksız yaşarız?” konusuna giriş yapacağız. Bu sefer yazıyı çok uzun tutmak yerine kısa kısa farklı yazılar olarak hazırlayacağım ki, hem hayatımıza adım adım geçirelim, hem de ruhumuz darlanmasın.

Atıksız yaşamı hayata nasıl geçireceğimiz konusundaki yöntemi, ben kendi deneyimlerimden çıkardım. Benim kendi deneyimlerimden söz etmeden önce, küresel olarak önerilen 5 adımı söylemeden geçmeyeyim. Şimdi, efendim, atıksız yaşam aslında endüstriyel “sıfır atık” kavramından geliyor. Sıfır atığın arkasındaki felsefe, endüstriyel üretim sırasında çıkan atığın en aza indirilmesi. yani sıfırlamak değil, o yüzden zihnimizdeki sıfır kavramının yarattığı negatif algıdan uzaklaşıyoruz ve atıksız yaşama odaklanıyoruz.

Endüstriyel sıfır atık kavramında 5R denilen (İngilizce’den gelen), 5 temel adım tanımlanmış. Bu 5 temel adım, Fransız asıllı Amerikan yazar Bea Johnson tarafından günlük hayata uyarlanmış. Bu 5 adım şöyle:

  1. Reddet (refuse, ihtiyacın olmayan şeyleri reddederek başla),
  2. Azalt (reduce, reddedemediğin şeyleri azalt),
  3. Yeniden kullan (reuse, azaltamadığın şeyleri yeniden kullan),
  4. Dönüştür (recycle, yeniden kullanamadığın şeylerin geri dönüşümünü sağla),
  5. Çürüt (rot, geri dönüşemeyen organik atıklarını kompostla).

Bea Johnson kitabında bu 5 adımı hayatın her alanında ayrı ayrı ele almış almasına ama bazı şeyler bence pek bize uymayabiliyor. Amerikan-Türk kültürü farkı diyelim sebebine. Hem sosyolojik olarak kültür farkı, hem de süreçsel, sistemsel olarak kültür farkı. Dolayısıyla bence bu 5R kendi içinde biraz birleşerek, biraz eklemelerle 4 adıma dönüşebilir. Bunlar:

  1. Sadeleş (hem atığında, hem tüketiminde, hem hayatında),
  2. Yeniden kullan (yeniden işlevlendir, tamir et, ileri dönüştür),
  3. Ayrıştır ve dönüştür (yeniden kullanamadığın, elinden çıkarmak durumunda kaldığın atıkları uygun şekilde ayrıştır ve dönüştür, buna organik atığın toprağa dönüşümü de dahil),
  4. Sorumluluk al, talep et (eyleme geç, olmuyorsa olması için yetkililere hatırlatma yap).

Bunu böyle ele almamın arkasında aslında az önce bahsettiğim kültür farkı yatıyor. Bana göre reddetmek ve azaltmak bir arada. Çünkü bazı şeyleri ruhen reddetsek bile (örneğin bazı ambalajlı gıdaların ambalajını) gerçekte reddedemeyebiliyoruz (ambalajsız seçeneği olmayabiliyor). Bu durumda belki yerini tutacak şeylere yönelebilir ya da yüreğimize taş basabiliriz 😅. Şaka bir yana, bu iki kavramı ayrı ele alamıyorum. Üstelik bu iki kavramın yapılabilmesi için hem çöpümüzde hem de evimizde bir sadeleşme geçirerek ihtiyaçlarımızı belirlememiz gerekiyor.

Dönüştürme konusunda da toprağın dönüşümünü diğerlerinden ayrı ele almamalıyız bence. Çünkü en nihayetinde hepsi sınırlı kaynaklar ve zaten dönüştürme amacımız da bu kaynakların yeniden sisteme girmesi. Ama belki en önemlisi talep etmektir. Zira, bizim sistemimizde bazı şeyler sözde olsa da uygulamada hayata geçemeyebiliyor. Bu yüzden istemek zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla, söz konusu Türkiye’de bir atıksız yaşamsa, bu 4 adım bana daha uygun geliyor.

4 adımın detaylarını sonraki yazılara bırakıyor, sevgiler gönderiyorum 💚.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s